|
Bebeklerde
Beslenme Becerisi |
Yenidoğan dönemindeki reflekslerle sürdürülen beslenme, bir
yaşından sonra tamamen bilinçli istemli hareketlerle sürdürülen
bir beceridir...
Beslenmeyi nasıl tanımladığımızı bir hatırlayalım: Bilindiği
gibi beslenme, canlılığın devamı, en uygun koşullarda büyüme ve
gelişmenin sağlanması, besin eksikliklerinin önlenmesi amacıyla
başta protein-yağ-karbonhidrat-vitamin-mineral olmak üzere makro
ve mikro besinlerin, tabii besin kaynakları ile (yani yiyeceklerle),
organizma tarafından ağız yoluyla alınması ve sindirim
sisteminde sindirilip, emilmesi ve canlı tarafından
kullanılmasıdır. Bu biyolojik bir yaklaşımla beslenmeyi
tanımlamaktır.
Şimdi beslenmeye bir başka açıdan bakmanızı istiyorum. Bir bebek
yeni doğduğunda bazı reflekslerle dünyaya geliyor. Biz bunlara
“Yenidoğan refleksleri” diyoruz. Emme ve
arama refleksleri
beslenmeyi mümkün kılan en önemli refleksler.
İlk altı ayda çok
etkinler. Bebek bu dönemde anne sütü ve benzer kıvamda besinleri
refleksleri yardımıyla yemiyor ve yutuyor. Daha sonra ne
oluyor?.. Bu reflekslerin gücü azalıyor… Beslenme kazanılmış
yani öğrenilmiş bazı istemli davranışlarla sürdürülüyor.
İştahsızlık ve beslenme becerilerinin kazandırılmasındaki kritik
dönemler:
İlk yıl içinde iki kritik dönem var. Birincisi 5-7 aylar
arasında yaşanır. Bu dönemde bebeğin
anne sütünden önce daha
yoğun, daha sonra da içinde hafif pütürler olan besinleri
yutabilmeyi öğrenmesi gerekir. Beyin gelişmesi bunu için
hazırdır. Yapılması gereken şey, bebeğe uygun besinle egzersiz
yaptırılması ve bu sırada bu becerinin öğrenilmesini
sağlamaktır. Bebek için
yeni besinler ve yeni kıvamlar demektir…
Doğal olarak ilk günlerde zorlanacaktır…
Besini sevmeyebilir…
Yutmada zorlanabilir…
Öğürebilir ve hatta kusabilir… Ama başka
yolu var mı? Hayır yok… Sabırlı olacağız ve bebeğin bu beceriyi
kazanması için gereken süreyi ve egzersizi sağlayacağız.
Ama biz
ne yapıyoruz? Bebek biraz direnç gösterince değişik nedenlerle
ya anne sütüne devam ediyoruz ya da besinleri “blender”dan
geçirerek sorunu çözüyoruz. Sorun aslında işte burada başlıyor…
Bebek uygun dönemde bu beceriyi geliştiremiyor. Sorun gittikçe
artarak büyüyor…
Çünkü diğer kritik dönem, 8-10. aylar arasında yaşanıyor. Bu
dönemde de bebek yine nörolojik olarak hazırdır.. Neye
hazırdır?.. Isırıp, çiğneyip yutmaya… O halde yine
uygun
besinler vererek bu becerisini güçlendirmemiz gerekir… Başka
yolu yoktur.. Ama biz yine değişik nedenlerle bunu
başaramıyoruz. Pütürlü besinleri yutmayı öğrenememiş bebek bunu
nasıl becersin? Ayrıca öğrenmiş bile olsa ya boğulur diye katı
besin vermekten kaçınıyoruz, ya da kusuyor diye blender
kullanmaya devam ediyoruz. Sonuçta gelmek istediğimiz noktadan
çok uzakta oluyoruz. Oysaki bir yaşında bebeğin istemli beslenme
davranışlarını öğrenmiş, kazanmış olması gerekli. Besini
tanıması, elini uzatması, alması, ağzına götürmesi ısırıp
çiğneyip yutması lazım... Bu davranışların hepsi istemli
hareketlerdir. Yenidoğan dönemindeki reflekslerle sürdürülen
beslenme bir yaşından sonra tamamen bilinçli istemli
hareketlerle sürdürülen bir beceridir. O halde iştahsızlığın en
önemli nedenlerinin başında
ilk yıl içinde bebeklerin beslenme
becerilerini kazanmamış, öğrenmemiş olmaları gelir. Bu konuda
daima sabırla annelere destek olmak gerekli.
Damak lezzetinin geliştirilmesi ve iştahsızlık
İdeal koşullarda 10. ayda katı besinleri de çiğneyip yutmayı
öğrenen bebek için son bir aşama daha vardır. Bu da besinlerin
tadını öğrenmesidir. Böylece bebek damak lezzeti geliştirir.
Ama
biz ne yapıyoruz? Çocuğumuzun alması veya yemesi gerektiğini
düşündüğümüz yiyecekleri bir arada “blender”dan geçirerek tadı
– tuzu belli olmayan bazı yiyecekler hazırlıyoruz. Çocuk balık
yiyor ama sebze çorbasının içinde balık yediğini anlamadan…
Yumurta yiyor ama yumurta tadını bilmiyor. Bir yaşından sonra
artık biraz biraz erişkin besinleri vermeye başladığımızda da
ilk defa tadına baktığı bu besinleri sevmiyor. Çünkü bilmiyor ve
alışmamış… Bu beslenmenin bir başka boyutudur. Asla ihmal
edilmemesi gerekir. Dikkatten kaçmamalıdır. 9-10. aydan itibaren
çocuklarımızın erişkin lezzetlerine alıştırılması gereklidir.
|
|
Prof. Dr. Benal Avcı Büyükgebiz |
|
|